beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Metin Çınar
  Güncelleme: 12-09-2026 10:39:00   12-09-2026 10:12:00

SİYASETÇİ GÖZÜYLE

SİYASETÇİ GÖZÜYLE

Hikayeyi, genç yaşında TBMM Başkanlığı yapmış, yakın geçmişte rahmete uğurladığımız Değerli büyüğüm Ferruh Bozbeyli’den dinlemiştim.

Meclisteki muhtelif partilerin milletvekillerinden oluşan bir heyetle Kuzey Ülkelerinden birine resmi bir ziyaret için gitmiştik. O gün programdaki görüşmeler yapıldıktan sonra kıyıya yakın şirin bir ada olan belde belediye başkanının onurumuza verdiği akşam yemeğine katılmıştık. Yanımda oturan ev sahibi belediye başkanına ilerleyen zamanda sohbet olsun misali “başkan adanın nüfusu kaç” diye bir soru yönelttim. Başkanda “adamızda 178 seçmenimiz var” diye cevap verdi. Ben galiba başkan beni yanlış anladı diye bir daha soruyu “başkan adada kaç kişi yaşıyor” diye tekrarladım. Başkan da hiç tereddüt etmeden yine “adada 178 seçmenimiz var” diye cevabı tekrarladı. Hım” diye kendi kendime, “demekki başkanın ilgi alanı tamamen seçmeni, gerisi teferruat” diye düşündüm. Ki sonradan başkana hak vermedim de, değil! Haklıydı, “baktığı pencere siyaset, gördüğü de seçmenleriydi”

EMEKLİ YEDİĞİ AYAZI UNUTMUYOR

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gittiği Rize’nin Güneysu İlçesinde hemşerilerine “inşallah önümüzdeki seçimleri başarıyla atlatacağız” söyleminde bulundu. Oysaki seçimlere daha iki yıldan biraz az süre kalmış, her “erken seçim” diye meydanlarda davette bulunan muhalefet partilerine itiraz ederek “seçimler zamanında yapılacak” çıkışında bulunurdu. Okumak isteyene bu cümle içinde bile başarısız olunacağının şifreleri yerleşmiş durumda. Ekonomik olarak göstergelerin iyi olmadığı, halkın geçim sıkıntısı çektiği, emeklilerin feryat edip banka borçlarının altında ezildiği bir dönemde herhalde iktidar başarı beklemeyecektir. Son seçimde “Ak Partiye oy verdim” diye cevap verenlerin dahi seçim öncesi verilecek gönül çelme anlamındaki “ballı maaş” bile 25 yıllık ak Parti’ye deva olamayacaktır. Herhangi bir ilin, bir beldenin bir parkında oturan emeklilerin yanına yanaşıp bu söylemleri rahatlıkla teyit edebilir.

GEÇİŞLERDEN MEDET, BAŞARISIZLIĞIN GÖSTERGESİDİR

Başka bir hadise ise belediye başkan ve üye transferleridir. Siyasette bu gibi hadiselerin geçmişte “Güneş Motel” olayından hatırlamakta, sonuçlarının da bu işi tezgahlayanlara fayda getirmediğini hala yazabilmekteyiz. Ak Parti’ye “bildik yöntemlerle” geçiş yaptırılan belediye başkanları, milletvekillerinin yarardan çok zarar vereceği herkesçe malumdur. Burada tek gaye ki, geçmişte Ak Parti tarafından testi yapılmış, seçimlere partili belediyeyle girmenin avantajını tekrar kullanabilmektir. Bu dahi seçmen nezdinde tercih oranlarının düşüklüğünün kabulü, olası bir seçimde belediye avantajının geri kazanılması “telaşı” olarak adlandırılmaktadır.

YİĞİTSEN KARŞI DUR! (fıkra)

Bir kamyonun Çarpmasıyla yaralanmış olan çiftçi Köylü amca kazadan sorumlu tuttuğu taşıma şirketine dava açıyor. Mahkeme salonunda şirketin avukatı ile Mehmet Amca karşı karşıyalar, ve Avukat soruyor : - Ama siz kazadan sonra gelen polis memuruna “ben çok iyiyim” demediniz mi?         

Köylü amca anlatayım ağam der: Ben bizim eşeği gasabada satışa götürmek üzere gamyonetime bindirmiştimki..                                                                                                                                            

Avukat: - Bırakın ayrıntıları Köylü amca, siz sadece soruma yanıt verin: Siz, kazadan hemen sonra gelen Polis memuruna “ben çok iyiyim” dediniz mi, demediniz mi? 

- İşte anlatıyom ya Avukat bey; eşeği gamyonete yüklemiş, yola çıkmıştım ki...  

Avukat tekrar köylünün sözünü kesti ve Hakime dönerek: 

- Sayın hakim, size olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğini davacının kendi ifadesi ile almaya çalışıyorum ama, soruma yanıt vermiyor. Bu bey, kazadan hemen sonra olay yerine ulaşan polis memuruna ifadesinde “çok iyi” olduğunu söylemiş. Kayıtlara geçmiş. Şimdi, aradan kaç hafta sonra müvekkilime dava açıyor. Ben bu davada, bu şahsın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığına inanıyorum. Lütfen, sadece soruya yanıt vermesini söylermisiniz?    

Hakim çiftçinin hikayesiyle ilgilenir gibiydi: 

- Eşek hakkında söyleyeceklerini merak ettim aslında; Bırakalım da anlatsın.

Köylü Hakime teşekkür ederek devam etti:

- İşte dediğim gibi, sayın Hakimim, tam eşeğimi gamyonetime bindirmiş şehre doğru gidiyodum ki, bu şirkete ait gucumanbi kamyon, “DUR” tabelasına aldırmadan üzerime sürdü ve bize çarptı.

Ben yolun bi yanına fırladım, Garagaçanbi yana...

Nasıl kötüyüm, nasıl kötü, anlatamam...

Gıpırdanamıyom sancıdan... öte yanda Garagaçan bir anırıyo, bir anırıyokine, ortalık inliyo.

Derkenebipulis memuru geliveedi, Garagaçanın sesini duymas ile önce ona doorugetti, eğildi, bahtı, tabancasına davrandı, alnının göbeenden Garagaçanımı urmasın mı?

Soonacııma, yolun garşı tarafına geçti, bana dooru geldi,dedikine: Eşeğin hali berbattı, vurmak zorunda galdım, “sen nassın ?” dedi...                                                                             

Hadi erkeğisen kötüyüm de...

  Bu yazı 694 defa okunmuştur.
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • Henüz anket oluşturulmamış.
    HABER ARŞİVİ
    GAZETEMİZ
    YUKARI nisbar giriş betnis giriş yakabet giriş